Sovyetler Birliği Askerleri’nin Afganistan’daki Esir Düşme Hayat Hikayeleri?

Sovyetler Birliği Askerleri'nin Afganistan'daki Esir Düşme Hayat Hikayeleri?

Sovyetler Birliği Askerleri’nin Afganistan’daki Esir Düşme Hayat Hikayeleri?

Aralık 1979 ile 1989 yılları arasında devam eden Afgan savaşı’na Sovyetler birliği’nden 620.000 asker katıldı. Savaş sırasında Sovyetler Birliği 15.000 askerini kaybetti.

Sovyet birliklerinin afganistan işkali sonrasında yakalanıp esir düşen askerlerinin hayat hikayelerini derlediğimiz bu makalede sizlere ayrıntılı ve gerçek kişilerin yorumlarından yola çıkarak anlatmaya çalıştık. İşte sovyet askerlerinin hayat hikayeleri…

15/2/1989 günü afganistan’daki Sovyetler Birliği ordusunun komutanı Boris gramov, Afganistan’a Özbekistan arasındaki hayreton köprüsünden Sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği askerlerinin son kalan birlikleri de çekilirken, rus televizyonu muhabirine şöyle diyordu. Her şey. Geride tek bir Sovyet askeri kalmadı. Daha sonraları isa hayreton köprüsünün Afganistan tarafında birçok Sovyet askerinin kaldığı itiraf edilmeye başlandı. Aralık 1979 ile 1989 yılları arasında devam eden Afgan savaşı’na Sovyetler birliği’nden 620.000 asker katıldı. Savaş sırasında Sovyetler Birliği 15.000 askerini kaybetti. Resmi rakamlara göre 417 asker kayıp olarak ilan edildi. Kayıp ilan edilen askerlerin hepsi Afgan birliklerine esir düşmüştü.

Sovyet birliklerinin afganistan’ı terk etmeye başlamasından sonra kayıp 417 askerin 130 u afganlar tarafından serbest bırakıldı. Resmi rakamlara göre esir tutulan 100 asker afganlar tarafından öldürülmüştü. Rusya’daki Afganistan gaziler birliği, Afgan mücahit müfreze ellerinde 64 Sovyet askeri personelinin Sovyet ordularına karşı savaştığını ilan etmişti. Bağımsız devletler topluluğu bünyesinde kurulan uluslararası askeri ilişkilerden sorumlu komite üyeleri Alexander lavrentyev ve nikolay bistro, afganistan’da kayıp Sovyet askerlerinin bulunması için bir girişimde bulundular.

Lavrentyev ve kendisi de 12 yıl afganistan’da esir kalan nikolay westbrook’un girişimleri sonucu afganistan’da 29 kişi bulundu ve bunlardan 22 si geri dönmeyi kabul etti. Bağımsız devletler topluluğu bünyesinde kurulan komitenin açıklamasına göre, afganistan’da 266 Sovyet askeri hâlâ kayıp ama batı medyası ise, afganistan’da esir düşen Sovyet askerlerinin sayısının çok daha fazla olduğunu ifade ediyor. Sivil toplum kuruluşlarının ve bazı uluslararası kuruluşların açıkladığı rakamlar afganistan’da esir düşen Sovyet askerlerinin sayısının 417 den daha yüksek olduğunu gösteriyor. Sovyetler Birliği, aralık 1989 yılında afganistan’daki Sovyet birliği kuvvetlerinin eski askeri personelinin affı için bir af kararı çıkarsa da esir düşen Sovyet askerlerinin büyük bir kısmı geri dönmeyi reddetti. Çünkü geriye döndüklerinde ağır bir hapis cezasıyla karşılaşmaktan korkuyorlar.

1991 de Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra afganistan’daki eski Sovyet askerlerinin bazıları vatanlarını görmek için ziyaretler gerçekleştirdiler. Rus basını yıllarca onlardan Afgan savaşı’nın hainleri olarak bahsetti. 2014 te Rusya ile Ukrayna arasında patlak veren savaş sonrası ise rus medyası daha çok afganistan’da esir düşen Ukrayna kökenli hainlerden bahsetmeye başladı. Konunun gündeme gelmesinden sonra birçok rus ve yabancı medya temsilcileri. Afganistan’da Sovyet esirlerini bularak onlarla röportajlar gerçekleştirdi. Bazı televizyon kanalları, eski esirlerin kendi vatanlarında ve akrabalarının da afganistan’a ziyaretlerini organize ederek 8.5 yıllık hasretlerini giderilmesine yardımcı oldu.

Uluslararası Af örgütü’nün girişimleriyle Sovyet esirlerine Pakistan üzerinden ülkelerini ziyaret etmek için vize kolaylığı sağlansa da bu kolaylıktan çok fazla istifade edilemedi. Afganlara esir düşen Sovyet askerlerinin hepsinin kaderi aynı olmadı tabi. İslamiyeti kabul etmeleri karşılığında Afgan mücahitler tarafından serbest bırakılan Sovyet esirleri evlenerek çoluk çocuğa karıştılar. Kendilerine meslekler edinen veya eski mesleklerini devam ettiren bu insanların bazıları benimsedikleri hayatta mutlu olsalar da bazıları da ten renginden dolayı bir takım sıkıntılar yaşamaya devam etti.

Sovyetler Birliği Askerleri’nin Afganistan’daki Esir Düşme Hayat Hikayeleri?

Afgan savaşı’nda esir düşen Sovyet askerlerinin hikayeleri birbirinden ilginç. Panov Mahirola 1988 de afganlara esir düştüğünde 18 yaşındaydı. Başkürdistan doğumlu yuri islâmiyeti kabul etti ve afganlar tarafından 1990 da serbest bırakıldı. 1994 te ülkesine döndü ama uyum sağlayamadı ve tekrar afganistan’a geri geldi. 1994 te afganistan’da Gülay isimli bir kızla evlendi ve bir yıl sonra bir oğlu oldu. Asıl mesleği elektrikçilik olan yuri, afganistan’da pilleri şarj ederek geçimini sağlıyordu. 2006 yılında eşi ve çocuğuyla birlikte başkurdistan a kesin dönüş yaptı. Geri döndüğünde ailesi ve akrabaları onun için kutlama yemeği hazırladığını da gençken çok sevdiği borçka’da yemek masasına konulmuştu. Alkollü içkilerin masadan kaldırılmasını rica etti yuri, afganistan’da yaşadığı evin yanında kendi yaptığı küçük hidroelektrik santralini bırakıp geldiği için üzülüyordu. Ailesine kavuşmanın sevinci onun için daha önemliydi.

Sergey crash operativ yani Nur Muhammet, 1965 yılında rusya’nın kurgan şehrinde doğdu. 1984 te savaş devam ederken ordu mallarını afganlara satmakla suçlandı. Söylentilere göre Sergey, çok sayıda makineli tüfek ve topçu parçalarını afganlara satıyordu. Üstleri tarafından bu ticaret duyulunca sergei saf değiştirerek afganların yanına geçti ve kısa zamanda Afgan direnişinin sembol isimlerinden general Raşit dostun’ un kişisel korumalarından biri oldu. İslamiyeti kabul eden Sergey nur muhammet ismini aldı ve 1994 te ülkesine geri dönüşü için yapılan çağrıları geri çevirdi. Şu anda 53 yaşında olan sergei, afganistan’da bir kadınla evli ve 6 çocuğu var. Afganistan’ a bağlı çatören bölgesinde yaşayan sergei enerji bakanlığının yerel bir biriminde araba tamircisi olarak çalışıyor.

Gennadi Muhammed, 1965 yılında ukrayna’nın şu anda en karışık bölgelerinden olan donetsk’te doğan gennadi, 1983 yılında Afgan birliklerine esir düştü. Kendisi bu esir düşme anını şöyle anlatıyordu. Aptalca bir şansın var, gezerken bir Afgan köyüne girmişim, orada beni esir aldılar ve ölümle islam arasında bir seçim teklif edilmiş, o da yaşamayı seçti. Anlattıklarına göre, Afgan birliklerinin içinde bulunduğu sırada zorlanmasına rağmen Sovyet askerlerine hiç ateş açmamış. Lakin 2 sene önce donetsk’te aile evine ziyarete giderken eski arkadaşları onun uzattığı elini sıkmayacak, hain olduğunu söylediler. 2014 te bir rus televizyon kanalı general’in kardeşi sergei afganistan’a götürdü ve 31 yıl sonra 2 kardeş bir araya gelerek hasret giderdiler. 2 yıl sonra başka bir televizyon kanalı gennadi’ yi evinden alarak vatanına ziyarete götürdü. 2016 da ki bu ziyaret öncesi gennadi’ nin eşi ve 3 çocuğu babalarının bir daha geri dönmeyeceğini düşündükleri için ağlıyorlardı. Gennadi donetsk’te tüm akrabalarını ziyaret ettikten sonra tekrar evine geri döndü. Donetsk deki köyüne giderken 1994 te vefat eden anne ve babasının mezarlarını da ziyaret etti.

Sovyetler Birliği Askerleri’nin Afganistan’daki Esir Düşme Hayat Hikayeleri?

Nikolay, Nasrullah muhammedi, 1960 yılında harkiv de doğan nikolay 1981 yılında gönüllü olarak Afganistan savaşına katıldı. Askeri akademi mezunu olan nikolay, 3 ay sonra gönüllü olarak birliğini terk ederek Afgan mücahitlere katıldı. Nikolay caligari köyünde Sovyet askerlerinin 70 Afgan sivili acımasızca katletmesine şahit olduktan sonra afganların tarafına geçmeye karar vermişti. İslamiyet’i kabul eden nikolay, savaş boyunca çeşitli saha komutanlarıyla birlikte Sovyet birliklerine karşı savaştı. Savaş sırasında askeri ve teknik becerileriyle dikkatleri üstüne çeken nikolay. Afganistan’ın eski başbakanı Gurbetin Hikmet’ in dikkatini çekti. bir süre Hikmet’ in birliğinde koruma olarak çalışan nikolay, Afganistan hükümeti tarafından ömür boyu emeklilik maaşı almayı hak etti. 1996 yılında doğduğu rusya’ ya gelen nikolay burada tutunamayarak tekrar afganistan’a döndü. Nikolay, şu anda bağdat vilayetinde polis memuru olarak çalışıyor.

Alexander, ukrayna’nın lugansky bölgesinde doğdu, Alexander birliğini 1984 de terk ederek Afgan mücahitlere katıldı. Birliğini terk ettiği zaman yanında arkadaşı valerius’ da vardı. Sovyetlerin resmi ifadesine göre Alexander, ordu deposundan bazı malzemeleri afganlara satıyordu. Alexander islamiyeti kendi isteğiyle kabul ederek, savaşın bitimine kadar Sovyet birliklerine karşı savaşmıştı. Arkadaşı valerius, çatışmada vefat etmişti. Şu anda taksi şoförü olarak çalışan Alexander hayatından memnun ve geri dönmeyi hiç düşünmemiş. Birkaç yıl önce kendisiyle röportaj yapan rus televizyonculara evim, arabam ve iyi bir ailem var, daha ne isteyebilirim ki diye cevap veriyor. Rusya ve Ukrayna doğumlu Sovyet askerleriyle birlikte bazı Özbek ve tacik kökenli askerler de Afgan mücahitlerine esir düşmüşler. Ruslara göre Özbek ve tacik lerin afganistan’a uyum süreci daha kolay olmuş. Çünkü en azından din, dil ve görüntü olarak bir avantaja sahipler. Her ne kadar geleneksel Afgan kıyafetleri giyip yerel dilleri konuşuyor olsalar da mavi gözlü sarı tenli rus ve ukraynalılar, afganların onlara alışamadık larından bahsediyorlar.

Bir yaşanmışlık öyküsünün sonuna geldik. Daha değişik konularda makale istiyorsanız mesaj atarak veya yorum yaparak söyleyebilirsiniz….

Sıradaki içerik:

Sovyetler Birliği Askerleri’nin Afganistan’daki Esir Düşme Hayat Hikayeleri?