Kodlamadan Ve Bilgisayardan Anlamayan Hackerin İlginç Hayatı!

Kodlamadan Ve Bilgisayardan Anlamayan Hackerin İlginç Hayatı!

Kodlamadan Ve Bilgisayardan Anlamayan Hackerin İlginç Hayatı!

Romanyalı Marcel Lazar ile güç işlerde çalışan evli barklı bir adam. Kodlamayı geçtin, bilgisayar bilgisi en fazla bir acemi kadar ama heklemediği adam da kalmamış. Kendi ülkesinin siyasilerinden, Amerikan başkanlarına, hatta başkan adaylarına kadar. Peki bunu nasıl yapmış? Tahmin bile edemeyeceğiniz kadar kolay. Bu yöntemle tek yaptığı internette araştırma yapmak, okumak ve tahminde bulunmak. İşte meraklısına, bir yandan hacker, bir yandan korsan, bir yandan da sosyal mühendislik bu sıfırın hikayesi.

Macar bir anne ve Romen bir babanın oğlu olan Marcel Lazar, 1972’de Romanya’nın Arad kentinde doğdu. Yaşadığı sambteni köyünde geçimini sağlasada, günlük işlerle karnını doyurur ve evi barkı varsa yeterdi onun için, öyle de oldu ve hayatına internet girdi ama öyle derinliklerine kadar giremedi. Tabi birkaç platform ya da haber sitesi dışında kalan her şey onun için yabancı sulardı.

Bir dönem hepimizin olduğu gibi o da Facebook’ta çok vakit geçiriyordu ve ilk heklemesini de burada yaptı. Tek kelime kodlama bilmeden, hiçbir eğitimi ya da merakı olmadan bunu nasıl yaptı sizce? Hani hepimiz şifre oluştururken unutma ihtimalleri için çeşitli güvenlik soruları görüyoruz ya karşımızda. İşte onlar sayesinde ilk evcil hayvanının adı, ilkokul öğretmeninin adı, gittiğin ilkokul, hani böyle ilginç sorulara biz de ilginç cevaplar verip sonra saçma adımızı unutup daha çok zora giriyorduk ya, peki mantıklı olan o soruya gerçekten doğru cevap mı vermek, onun cevabı da işte burada saklı.

Marsel, Romanya’daki birkaç magazin ünlüsü ve futbolcunun sosyal medya hesaplarındaki güvenlik sorularını tahmin ederek onların hesabını ele geçirmeye başladı. Bazılarının güvenlik sorusu yaşadığı ilkokulun adıydı, onların geçmişlerini araştırdı ve yaşadığı okulu tahminen yazdığında tutuyordu.

Bazılarının hangi okulda okuduğunu bulamıyordu ve bu yüzden doğup büyüdüğü bölgedeki diğer okulların hepsini deniyordu ve eninde sonunda tahminlerinden birisi tutuyordu. Bu sayede ele geçirdiği gizli mesajlaşmayı da medyayla paylaştı, tabii bir anda ortalık karıştı. Herkes merak etmeye başladı ki şimdi bunu yapan o da kendine takma bir isim bulmaya karar verdi. Son dönemde meşhur olan ve dünyada da adını duyuran bu CIA markasını aldı. Yanına da şeytan anlamına gelen Lucifer ekledi ve bu sefer ismini takma isim olarak kendine seçti.

Kodlamadan Ve Bilgisayardan Anlamayan Hackerin İlginç Hayatı!
Kodlamadan Ve Bilgisayardan Anlamayan Hackerin İlginç Hayatı!

Bir yandan da bu üne dayanamadı ve kendini ifşa etti. Çok zaman geçmeden yakalandı ve hapis cezası aldı ama pişmanlığı ve temiz sicili sayesinde hapis cezası ertelendi, yani paçayı kurtarmış oldu. Ama bu günah işlenmişti artık ve hiçbir günah sadece bir kere işlenmez insanların, Gmail, Yahoo hesaplarını heklemeye başladı. Güvenlik sorularına tahmin etmesi son derece kolay cevaplar veren insanlar sosyal medyayı güvenle kullanmayı hak etmiyordu ve ona göre cezalandırılmalı idi. Bu misyonu üstlenen Marsel yani Lucifer, 2013’te boyundan çok daha büyük bir olaya kalkıştı. Macera dolu Afrika, Amerika, artık Romanya ona dar geliyordu. Fiziksel olarak orada bulunmasa da etkisini Amerika’da da hissettirmeye karar verdi.

Eski başkan George Bush ve onun ailesine ait olan birçok Gmail hesabını ele geçirdi ve içinde bulunan gizli belgeleri medyayla paylaştı. Tek amacı kahraman olmak, adını duyurmak. Aynı yıl Amerika’nın eski Genelkurmay Başkanı ve Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın hesaplarını ele geçirmeye çalıştı. Kabala Vikipedi den araştırmaya başladığında, onu büyük annesine olan bağlılığını gördü, sosyal medyasındaki gizlilik sorusu ise büyükannesinin adıydı, oradan ismi aldı, cevaba yazdı ve hesabın içindeydi.

Havalı mail kutusunda ilginç bir detay vardı, amerikalı bakan, Romanyalı bir bürokrat koordine ile yarışıyordu ve ardından Toyata ya saldırmaya karar verdi. Onun güvenlik sorusu da ilkokulun adayı Fred Ho’nun Facebook hesabına girerek memleketinin neresi olduğunu öğrendi ve o bölgedeki bütün okullar araştırmaya başladı, hepsinin ismini öğrendi ve hepsini tahmine yazdı, bu şekilde Kripto hesabını da ele geçirdi ve Romanyalı Polina ile Amerikan bakan arasındaki gizli ilişkiyi medyayla paylaşarak bunu da açığa çıkarmış oldu ve Marcel Lazar, artık herkesin konuştuğu ve halk kahramanıydı.

Kodlamadan Ve Bilgisayardan Anlamayan Hackerin İlginç Hayatı!
Kodlamadan Ve Bilgisayardan Anlamayan Hackerin İlginç Hayatı!

Bunun büyüsüne kapılarak bir kez daha ismini ifşa etti, hemen ardından evine bir baskın yapıldı ve gözaltına alındı. Herkes onu organize bir hacker grubunun üyesi ya da çok gelişmiş bir adam olarak düşünüyordu. Ama evinde sadece orta segment bir Samsung telefon ve çok basit bir bilgisayar vardı. Yargının karşısına çıktığında da Amerika’da yargılanma talebinde bulundu, talep kabul gördü ve Amerika yolculuğu başladı. Yargılama öncesinde kendisine yapılan testlerde yüksek alkole sahip olduğu ve obsesif kompülsif bozukluğu olduğu belirtildi. Amerika’da tekrar başlayan mahkeme sürecinde uzlaşmacı ve dürüst tavrını devam ettirdi. Tüm bilgileri nasıl ele geçirdiğini övünerek ve büyük bir açıklıkla anlattı, sadece aptallığın cezasız kalmamasını istemişti, ancak iddialar onun anlattığı kadar değildi.

Kimileri onu Çin ve Rusya ajanlığı ile suçladı ama o da bu ülkelerden maddi ve siyasi destek teklifi geldiğini ama bunu kabul etmediğini söyledi, çünkü tek amacı ün kazanmaktı. Ayrıca FBI, Hillary Clinton’ın hesabını da onun heklediğini söylüyorlardı bunu da kabul etmedi. Fbi ile bunu kanıtlayamadığı için Clinton davasından beraat etmiş oldu. Yani bu sayede Marsel 46 yıllık bir hapis cezasından kurtulmuş oldu ama bu cezadan tamamen kurtulamadı. Clinton davasından beraat etmesi onun özgürlüğü anlamına gelmiyordu. Çünkü en az 100 Amerikan vatandaşını bilgilerini ele geçirdiğini kendisi de kabul etmişti ve bu 100 kişinin içinde iki eski Amerikan başkanı, bunların birinci dereceden akrabaları, eski kabine üyeleri ve başkanlık danışmanları yer alıyordu ve bu sebeple 52 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Asıl yargılanma için Amerika’ya gelmeyi talep ettiysede, şimdi de cezasını çekmek için Romanya iade edilmek istedi. Bu talep de kabul gördü ve bu istekle evine, her şeyin başladığı yere, Romanya’ya geri dönmüş oldu. Ancak kesinleşmiş cezası her yerde kabul gördüğü için burada hapse girmekten kaçamayacak dı ve tam şu anda da cezasını çekmeye devam ediyor.

Bazılarına göre o artık bir halk kahramanı oldu ve bu eylemleri yapmaya devam edecek. Bazılarına göre de ailesinden uzak kaldığı için bundan pişman ve artık bu işleri bırakacak. Sizin de bu konuda ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Ama şunu da sormak istiyorum, gerçekten sosyal medya hesaplarımıza güvenlik olarak koyduğumuz bu sorular gerçekten güvenilir mi? Ya da bunlara böyle saçma değil de gerçekten doğru cevap vermek mantıklı olan değilmi? Yani bu konuda gerekli önlemi aldığınıza inanıyor musunuz? Cevaplarınızı, düşüncelerinizi ya da yeni konu önerileriniz varsa hepsini yorumda belirtebilirsiniz. Görüşmek üzere…

Sıradaki içerik:

Kodlamadan Ve Bilgisayardan Anlamayan Hackerin İlginç Hayatı!