Büyük Market’ lerden 12 Alışveriş Yapma Tüyoları ”Aman Dikkat”

Büyük Market' lerden 12 Alışveriş Yapma Tüyoları ''Aman Dikkat''

Büyük Market’ lerden 12 Alışveriş Yapma Tüyoları ”Aman Dikkat”

Süpermarket’ te rafa bakıyorsunuz ve büyük olasılıkla her zaman satın aldığınız marka suyu ya da orada en ucuz olanı tercih edeceksiniz. Ama bir dakika birdahaki sefere bir şişe su satın alırken şuna bakmayı unutmayın. Plastik şişede satılan herhangi bir şeyi alırken bakmanız gereken ilk şey şişenin altında olduğunu biliyor musunuz?

Evet, şişeyi ters çevirin ve ortasında bir sayı olan geri dönüşüm sembolünü kontrol edin. Bu numaralandırılmış üçgenler aslında şişenin üretiminde ne tür plastik kullanıldığını gösteriyor. Bir rakamıyla işaretlendiyse tek seferlik kullanımda güvenli olduğunu bilin. Yani şişenin güneş ışığında ve sıcaklığın yüksek olduğu bir yerde bırakırsanız büyük ihtimalle sıvının içine zehirli maddeler salmaya başlayacaktır. Böyle bir suyu içmek hiç de eğlenceli olmaz. Ortadaki rakam 3 ya da 7 ise ondan hep den uzak durun. Çünkü muhtemelen o plastik çoktan içeceklerin ya da gıdaların içine sızan kimyasalları salmaya başlamıştır. Bildiğiniz gibi böyle maddelere uzun süre maruz kalmak, ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. En doğrusu ortasında 2, 4, 5 rakamlarından biri olan ve p harfleri ile işaretlenmiş şişeleri almaktır. Bunlar en güvenli plastik ambalajlarda birçok kez kullanıma uygun olurlar ve onları uzun süre saklayabilirsiniz. Fakat içine soğuk su koymayı ve ara sıra dezenfekte etmeyi unutmayın. Şişelere sıcak sıvı koyarsanız o sıvı plastiğin kimyasallarının içine çekmeye başlar.

Hâlâ plastik şişe konusundayken belirtmeden geçmek istemiyorum. Naylonla ambalajlanmış bir koli suyu açmaktan çekinmeyin, açın ve içinden ihtiyacınız olduğu sayıda şişeyi alın. Süpermarketler bu stratejiyi tüketicilerin çoğu zaman o plastik ambalajı yırtmaya üşendiği için bütün su ya da kola kolisini aldığını bildiği için kullanıyor.

Büyük Market’ lerden 12 Alışveriş Yapma Tüyoları ”Aman Dikkat”

Süpermarketin soğuk saklanan gıdalar bölümüne geçelim. Peynirlere bakıyorsunuz ve hangisini alacağınıza karar vermeye çalışıyorsunuz? Plastikle sarılmış ve birbirinden ayrılmış dilimler halinde satılanları almayın. Belki de bunlara peynir bile dememeliyiz. Zira içindeki gerçek peynir oranı %51 den daha az. Üreticilerin aslında böyle ürünleri peynir yerine peynir ürünü ibaresiyle etiketlemesi gerekiyor. Üstündeki küçük yazılara bakarsanız ambalajının bir yerine yazılmış olmalı. Sert peynir alırken rengine, dokusuna ve hepsinden önemlisi deliklerine bakmalısınız. Birincisi peynir düzgün olmalı ve beyaz bir kabuğu olmamalı. Üstünde düzensiz asimetrik delikler olan peyniri seçmek yerine deliklerin, peynirin her yerini eşit olarak dağıldığı ürünleri seçmelisiniz. Almadan önce peyniri elinizle biraz sıkın anında eski şekline geri almalı, işte mükemmel peynir budur.

Sırada balık var, balık seçerken gözlerine bakmayı ihmal etmeyin. Sadece balığın gözlerinin parlak olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Bulanık ve şiş gözler balığın eski olduğunu gösterir. Büyük olasılıkla son tüketim tarihi geçmiştir.

Şimdi sıra et sevenlere taktik vermeye geldi. Tutkallı et almadığınnızdan emin olun. Evet doğru duydunuz et üreticileri satmadan önce et parçalarını birbirine yapıştırmaya alışkanlık haline getirdi. Üreticiler daha fazla miktarda et satmak için, beyaz bir tozun yardımıyla küçük et parçalarını birbirine yapıştırıyor. Böylece küçük et parçası artıklarını değerlendirerek tasarruf ediyorlar. Tutkallı eti almadığınızdan emin olmak için paketlerdeki çizgilere dikkat edin. Yapıştırıcı et liflerini bir arada tutsa da yağı tutamaz. Yağlı kısmında çizgiler görünüyorsa birisi 2 ya da 3 parça eti birbirine tutturmaya çalışmış demektir. Liflerinde bir çizik görüyorsanız o da yapıştırıcının aşamasındadır. Bu alışveriş makalesinden faydalanın ve bir daha tutkallı et almayın.

Patates cipsleri. O çıtır çıtır cipsleri kim sevmez ve ki paketli patates cipslerin çoğunun sadece %42 ikisinin patates olduğunu biliyor muydunuz? Sonuçta seçim sizin ama yerinizde olsam onları satın almazdım. Açmadan önce içeriğini kontrol edin. Şu önceden poşetlenmiş, içinde bilmem ne kadar patates veya havuç ya da elma olan sebzeler. Sizce gerçekten sattıkları miktarı mı yazıyorlar? Anlaşılan öyle değilmiş. Genellikle etiketindeki miktardan az oluyor.

Büyük Market’ lerden 12 Alışveriş Yapma Tüyoları ”Aman Dikkat”

Tercihiniz pembe renkli tıraş bıçakları olsa da sakın almayın. Pembe vergisi diye bir şey duymuş muydunuz? Anlaşılan o ki, kadınlar için yapılan ürünler erkekler için üretilen aynı ürünlerden %7 daha pahalı. Kadınların daha iyi müşteriler olduklarını ve aynı ürünlere daha yüksek meblağlar ödeyeceklerine inanılıyor. Biraz tasarruf etmek istiyorsanız, mavi olanları alın taze gıdaları almadan önce HLU kodlarına bakın, bilginiz yoksa kısaca bahsedeyim.

HLU kodları bazı ülkelerde ürünlerin üzerine yapıştırılan etiketler deki 4 veya 5 haneli sayılardır. 4 haneli bir kod genellikle o ürünün organik değil, geleneksel yöntemlerle yetiştirildiğini gösterir. Her ürüne tek tek bakmayı ihmal etmeyin çünkü reyonda birbirlerine karışabiliyorlar. Dokuzla başlayan 5 haneli kodlar daima ürünün organik olarak yetiştirildiğini gösterir. Organik bir ürün arıyorsanız bu etiketleri bulmaya çalışmalısınız.

Yeşil patates aslında var olmayan bir şeydir. Genellikle marketlerde bulunmasa da siz yine de dikkatli olun. Yeşil patates sağlık sorunlarına yol açabilir ve kalite açısından da tüketmek isteyeceğiniz bir ürün değildir. O patatesler doğru biçimde saklandıkları ve güneş ışığına fazla maruz kaldıkları için yeşil olur. Yeşil renk insanlar için zararlı olan toksinlerin seviyesinide anlamamız için göstergedir. O yüzden onlardan uzak durun.

18 aydan daha eski olan kahveleri almayın. Alışveriş yaparken son kullanma tarihini mutlaka kontrol edin. Mümkünü varsa öğütülmüş kahve tozu yerine kahve çekirdeklerini almaya çalışın. Çekirdekler kahvenin antioksidan özelliklerini korur ve içmeden hemen önce öğütmek, kahvenin bütün iyileştirici özelliklerinden faydalanmanızı sağlar.

Son olarak başka bir önemli ayrıntıdan bahsetmek istiyorum. İnternet alışverişinizi salı ve perşembe günleri arasında yapın. Kulağa tuhaf gelebilir ama araştırmaların gösterdiğine göre. Güzel indirimleri yakalamanın en iyi yolu bu günlerde alışveriş etmektedir. Fiyatlar düşebileceği kadar düşer. Tasarruf etmek istiyorsanız pazar günlerini unuttun. O gün kesinlikle her şeyin en pahalı olduğu gündür. Bugün yeni bir şey öğrendiyseniz yorumlarda bize anlatın.

Merak ettiğiniz bir konu varsa yorum olarak yazınki bizde araştırıp yayınlayalım…

Herşey gönlünüzce olsun…

Sıradaki içerik:

Büyük Market’ lerden 12 Alışveriş Yapma Tüyoları ”Aman Dikkat”